İstinaf ve temyiz süreleri yargı koluna göre değişir: hukuk davalarında istinaf ve temyiz için iki hafta, ceza davalarında istinaf için yedi gün ve temyiz için on beş gün, idari yargıda ise her ikisi için otuz gün öngörülmüştür. Süreler hak düşürücü niteliktedir; kaçırıldığında karar kesinleşir ve esasa ilişkin hiçbir itiraz dinlenmez.
İstinaf ile temyiz arasındaki fark
İstinaf, hem maddi vakıa hem hukuki denetim yapan bir kanun yoludur: bölge adliye mahkemesi gerektiğinde duruşma açar, delil toplar ve davanın esası hakkında yeniden karar verebilir. Temyiz ise yalnızca hukuka uygunluk denetimidir; Yargıtay kural olarak vakıa incelemesi yapmaz, kararı hukuk kurallarının doğru uygulanıp uygulanmadığı yönünden inceler ve bozar ya da onar.
Bu ayrım, dilekçenin içeriğini doğrudan belirler. İstinafta maddi vakıa değerlendirmesindeki hatayı da ileri sürebilirsiniz; temyizde ise argümanın hukuk kuralının ihlaline, usule aykırılığa veya gerekçesizliğe dayandırılması gerekir. Yanlış katmanda yazılan bir dilekçe, süresinde verilmiş olsa bile sonuç doğurmaz.
Hukuk yargılamasında süreler
HMK m. 345 uyarınca istinaf başvuru süresi, kararın usulüne uygun tebliğinden itibaren iki haftadır. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz süresi de HMK m. 361 uyarınca tebliğden itibaren iki haftadır. Bazı özel kanunlarda farklı süreler ya da kanun yolu sınırlamaları bulunabilir: örneğin feshin geçersizliği (işe iade) davalarında bölge adliye mahkemesi kararı kesindir, temyiz yolu kapalıdır (7036 s. K. m. 8). Bu nedenle her dosyada özel kanun hükmünü ayrıca kontrol edin.
Ceza yargılamasında süreler
CMK m. 273 uyarınca istinaf başvurusu, hüküm yüze karşı açıklanmışsa tefhimden, yoklukta verilmişse tebliğden itibaren yedi gün içinde yapılır. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz süresi ise CMK m. 291 uyarınca tefhim veya tebliğden itibaren on beş gündür. Ceza yargılamasında sürenin tefhimle başlayabilmesi, hukuk yargılamasından ayrılan en önemli noktadır.
"Kanun yolunda kaybedilen dosyaların çoğu esastan değil, takvimden kaybedilir."
Süre tablosu
| Yargı kolu | İstinaf | Temyiz | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Hukuk | 2 hafta (tebliğden) | 2 hafta (tebliğden) | HMK m. 345, m. 361 |
| Ceza | 7 gün (tefhim/tebliğ) | 15 gün (tefhim/tebliğ) | CMK m. 273, m. 291 |
| İdari | 30 gün (tebliğden) | 30 gün (tebliğden) | İYUK m. 45, m. 46 |
| İcra hukuku | Özel hükümlere tabi | Özel hükümlere tabi | İİK ilgili hükümleri |
Tablodaki süreler genel kuralı gösterir. Özel kanunlarda kısaltılmış süreler bulunabildiği ve mevzuat değişebildiği için, başvuru tarihinde yürürlükteki süreyi mutlaka teyit edin.
Süre ne zaman başlar, nasıl hesaplanır?
Hukuk yargılamasında süre kural olarak gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğiyle başlar; kısa kararın tefhimi tek başına süreyi işletmez. Süre hesabında tebliğ günü sayılmaz, son gün tatile denk gelirse süre izleyen ilk iş günü biter. Adli tatil, HMK m. 104 kapsamındaki süreleri etkiler; adli tatilde biten süreler tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzamış sayılır.
Hangi kararlar kesindir?
- HMK m. 341'deki parasal sınırın altındaki miktara ilişkin kararlar istinafa kapalıdır.
- HMK m. 362'de sayılan hâllerde bölge adliye mahkemesi kararı temyiz edilemez.
- Kanunda "kesindir" denilen kararlar için kanun yolu yoktur.
- Parasal sınırlar her yıl yeniden değerleme oranıyla güncellenir; karar tarihindeki sınır esas alınır.
- Kesin karara karşı yapılan başvuru, başvuru harcı yatırılmış olsa dahi reddedilir.
Başvuru öncesi kontrol listesi
- Tebliğ tarihi tebligat parçasından doğrulandı mı?
- Gerekçeli karar tebliğ edildi mi, yoksa yalnızca kısa karar mı var?
- Karar, parasal sınır veya özel hüküm nedeniyle kesin mi?
- İstinaf sebepleri kalem kalem ve gerekçeye atıfla yazıldı mı?
- Başvuru harcı ve gideri süresi içinde yatırıldı mı?
- Adli tatil uzaması hesaba katıldı mı?
- Süre, dosya takip sisteminde en az iki gün önceden hatırlatmaya bağlandı mı?
Süre takibinde adım adım yöntem
- Tebliğ tarihini belgeleyin. Tebligat parçasındaki tarihi dosyaya işleyin; beyana değil belgeye dayanın.
- Karar türünü belirleyin. Hukuk, ceza veya idari yargı ayrımını yapın ve ilgili süreyi tablodan seçin.
- Kesinlik kontrolü yapın. Parasal sınır ve özel hükümler nedeniyle kanun yolunun kapalı olup olmadığını doğrulayın.
- Adli tatili hesaba katın. Süre adli tatilde biterse tatilin bitiminden itibaren bir hafta uzamış sayılır.
- Hatırlatma kurun. Son günden en az iki gün önce uyaracak bir kayıt açın; harç ve gider yatırma işlemi de bu tarihe kadar tamamlanmalıdır.
İdari yargıda süreler
İdari yargıda kanun yolu takvimi hukuk ve ceza yargısından belirgin biçimde ayrılır. İYUK m. 45 uyarınca idare ve vergi mahkemesi kararlarına karşı istinaf başvurusu, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde yapılır. İYUK m. 46 uyarınca bölge idare mahkemesi kararlarından temyize açık olanlar için de süre otuz gündür. Dava açma süresinin kendisi ise kural olarak idari işlemin yazılı bildiriminden itibaren altmış gündür ve vergi uyuşmazlıklarında farklı süreler uygulanır.
İdari yargıda dikkat edilecek bir başka nokta, istinafa açık olmayan kararların listesidir. İYUK m. 45'te sayılan bazı uyuşmazlıklarda bölge idare mahkemesi kararı kesindir; bu hâllerde temyiz yoluna gitmek dosyayı geciktirmekten başka sonuç doğurmaz.
İstinaf dilekçesi nasıl yazılır?
İstinaf, yeniden yargılama değil denetim yoludur; bu nedenle dilekçe "davanın yeniden anlatımı" değil, kararın nerede hukuka aykırı olduğunun kalem kalem gösterilmesi olmalıdır. Her istinaf sebebini ayrı başlık altında yazın, gerekçeli kararın hangi sayfasındaki hangi tespite itiraz ettiğinizi belirtin ve karşılığında hangi hukuk kuralının ihlal edildiğini madde atfıyla gösterin. Bölge adliye mahkemesi kural olarak ileri sürülen sebeplerle bağlıdır; kamu düzenine ilişkin hususlar ise resen incelenir.
İstinaf aşamasında yeni vakıa ve delil ileri sürme imkânı sınırlıdır. İlk derecede süresinde sunulmayan delilin istinafta kabul edilmesi istisnaidir; bu nedenle delil sunma disiplinini ilk derecede kurmak, kanun yolu şansını da belirler.
Süre kaçırıldığında ne yapılabilir?
Kanun yolu süresi hak düşürücüdür ve kaçırıldığında karar kesinleşir. Elde kalan sınırlı imkânlar şunlardır: eski hâle getirme talebi (elde olmayan sebeplerle süreye uyulamadığının ispatı hâlinde), tebligatın usulsüz olduğunun ileri sürülmesi ve şartları varsa yargılamanın yenilenmesi. Bunların hiçbiri normal bir başvurunun yerini tutmaz. Bu nedenle en doğru yöntem, her kararın tebliğ tarihinin dosya takip sistemine işlenmesi ve süre bitiminden en az iki gün önce hatırlatma kurulmasıdır.
Kızılelma AI, dosyalarınızdaki tebliğ tarihlerinden kanun yolu takvimini çıkarır ve süre yaklaşırken hatırlatır. Ayrıntı için çözümler sayfamıza bakabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Hukuk davalarında istinaf süresi kaç gündür?
HMK m. 345 uyarınca istinaf başvuru süresi, kararın usulüne uygun biçimde tebliğinden itibaren iki haftadır. Bazı özel kanunlarda daha kısa süreler öngörülebildiğinden ve süreler değişebildiğinden, başvuru tarihinde yürürlükteki süreyi mutlaka teyit edin.
Temyiz süresi ne zaman başlar?
Hukuk davalarında temyiz süresi, bölge adliye mahkemesi kararının usulüne uygun tebliğinden itibaren iki haftadır. Süre tefhimle değil kural olarak tebliğle başlar; gerekçeli kararın tebliği yapılmadan sürenin işlemeye başlamayacağı esastır.
Ceza davalarında istinaf ve temyiz süreleri nedir?
CMK m. 273 uyarınca istinaf başvurusu, hükmün yüze karşı açıklanması hâlinde tefhimden, yokluğunda verilmişse tebliğden itibaren yedi gün içinde yapılır. CMK m. 291 uyarınca temyiz süresi ise bölge adliye mahkemesi kararının tefhim veya tebliğinden itibaren on beş gündür.
Her karara istinaf veya temyiz yoluna gidilebilir mi?
Hayır. HMK m. 341 ve m. 362'de parasal sınırın altındaki bazı kararlar ile kanunda kesin olduğu belirtilen kararlar için kanun yolu kapalıdır. Parasal sınırlar her yıl yeniden değerleme oranında güncellendiğinden, karar tarihindeki sınırın esas alınması gerekir.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.