Ödeme emrine itiraz takibi durdurur. Alacaklının iki seçeneği vardır: İİK m. 68'deki belgelerden birine sahipse itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını, değilse bir yıl içinde genel mahkemede itirazın iptalini ister. Her iki süre de hak düşürücüdür; kaçırılması alacağı değil takibi ortadan kaldırır — alacak genel hükümlere göre dava edilebilir kalır.
Bir bakışta
| Başlık | Özet |
|---|---|
| Görevli mahkeme | İptal: alacağın niteliğine göre genel mahkeme (asliye hukuk, asliye ticaret, iş, tüketici). Kaldırma: icra mahkemesi. |
| Yetkili mahkeme | İptal: HMK genel kuralları — davalının yerleşim yeri (m. 6) veya sözleşmenin ifa yeri (m. 10). Kaldırma: takibin yapıldığı yer icra mahkemesi. |
| Süre | İptal: itirazın tebliğinden itibaren 1 yıl (İİK m. 67). Kaldırma: 6 ay (İİK m. 68). İkisi de hak düşürücü. |
| Zamanaşımı | Asıl alacağın kendi zamanaşımı ayrıca işler (TBK m. 146 ve 147); takip talebi zamanaşımını keser. Hak düşürücü süre ile karıştırılmamalı. |
| Harç | İptal: dava değeri üzerinden nispi harç. Kaldırma: icra mahkemesinde maktu harç. Oranları dava tarihinde yürürlükteki Harçlar Kanunu tarifesinden teyit edin. |
| Ön şart | Ticari (TTK m. 5/A), iş (7036 s. K. m. 3) ve kira uyuşmazlıklarında para alacağına ilişkin itirazın iptali davasında arabuluculuk dava şartıdır; itirazın kaldırılmasında aranmaz. |
| Kanun dayanağı | İİK m. 67, 68, 68/a, 68/b, 69, 72 ve 78. |
| Kritik risk | Bir yıllık sürenin sessizce dolması ve likit olmayan alacakta icra inkâr tazminatının reddi. |
İki yol arasındaki fark nedir?
Fark, mahkemenin ne kadar derine inebildiğindedir. İtirazın iptali tam yargılamadır: alacaklı alacağının varlığını genel hükümlere göre, her türlü delille ispatlar; tanık dinlenir, bilirkişi incelemesi yapılır, karar taraflar arasında maddi anlamda kesin hüküm oluşturur. İtirazın kaldırılması ise takip hukukuna özgü, belgeye bağlı ve dar bir incelemedir. İcra mahkemesi yalnızca kanunun saydığı belgelere bakar, uyuşmazlığın esasını çözmez; kararı maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediğinden taraflar aynı alacak için genel mahkemede dava açabilir.
| Ölçüt | İtirazın iptali (İİK m. 67) | İtirazın kaldırılması (İİK m. 68) |
|---|---|---|
| Merci | Genel mahkeme | İcra mahkemesi |
| Süre | 1 yıl | 6 ay |
| Belge şartı | Yok; her türlü delil | Var; kanunda sayılan belgelerle sınırlı |
| Tanık | Dinlenir | Dinlenmez |
| Kesin hüküm | Maddi anlamda kesin hüküm | Yalnız takip hukuku bakımından sonuç |
| Tazminat | Talep hâlinde yüzde 20'den az olmamak üzere | Talep hâlinde yüzde 20'den az olmamak üzere |
| Harç | Nispi | Maktu |
| Süre kaçırılırsa | Takip düşer, genel hükümlere göre dava hakkı sürer | Aynı alacak için yeniden ilamsız takip yapılamaz |
İtirazın iptali davası hangi sürede ve hangi mahkemede açılır?
İİK m. 67, davanın itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılmasını arar. Sürenin başlangıcı itiraz tarihi değil tebliğ tarihidir; bu nedenle dosyadaki tebligat parçası, dilekçe yazılmadan önce çıkarılması gereken ilk belgedir. Süre hak düşürücüdür ve mahkemece resen gözetilir. Kaçırılması hâlinde takip düşer; ancak aynı madde, süreyi geçiren alacaklının genel hükümlere göre alacak davası açma hakkını açıkça saklı tutar. Bu ayrım kritik: kaybedilen şey alacak değil, takibin sağladığı hız ve inkâr tazminatı imkânıdır.
Görev, davanın konusuna göre belirlenir — ticari iş niteliğindeki alacakta asliye ticaret, hizmet ilişkisinden doğan alacakta iş mahkemesi, tüketici işleminde tüketici mahkemesi görevlidir. Yetki HMK'nın genel kurallarına tabidir; takibin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yer tek başına yetki doğurmaz. Ticari ve iş uyuşmazlıklarından doğan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak taleplerinde dava şartı arabuluculuk itirazın iptali davası bakımından da uygulanır; 6325 sayılı Kanun ile kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar da kapsama alınmıştır. Süreç tamamlanmadan açılan dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir; buna karşılık 6325 sayılı Kanun m. 16 uyarınca arabuluculukta geçen süre zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesabında dikkate alınmaz — bir yıllık süre arabuluculuk devam ederken işlemez.
İcra inkâr tazminatı hangi şartlarda hükmedilir?
İİK m. 67, itirazın haksızlığına karar verilmesi hâlinde borçlunun, hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edileceğini düzenler. Hüküm simetriktir: takibinde haksız ve kötü niyetli görülen alacaklı da reddedilen miktar üzerinden aynı orandaki kötü niyet tazminatına mahkûm edilebilir. İki şart birlikte aranır. Birincisi talep: tazminat resen hükmedilmez, dava dilekçesinde açıkça istenmelidir. İkincisi, Yargıtayın yerleşik uygulamasıyla getirilen likitlik şartıdır — alacağın miktarı belirli veya borçlu tarafından kolayca belirlenebilir olmalıdır. Miktarı ancak bilirkişi hesabıyla ortaya çıkan alacaklarda talep reddedilir; kısmi kabulde tazminat yalnız kabul edilen kısım üzerinden hesaplanır.
Dosyanın en pahalı kaybı çoğu zaman esastan değil takvimden gelir: alacak hâlâ vardır, ama takip artık yoktur.
İtirazın kaldırılması hangi belgelerle istenebilir?
İİK m. 68 belgeleri sınırlı sayıda sayar ve bu liste yorumla genişletilemez. Aranan ortak nitelik, belgenin borç ikrarı taşımasıdır; alacağın varlığını yalnızca dolaylı gösteren yazışmalar yeterli sayılmaz. Borçlu da itirazını yalnız aynı nitelikteki belgelerle ispatlayabilir — denge, nitelikli belgenin hangi tarafta olduğuna göre kurulur. Talep, itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde yapılmazsa aynı alacak için yeniden ilamsız takip yapılamaz.
İmzaya itiraz: İİK m. 68/a
Borçlu adi senetteki imzayı açıkça reddetmişse ayrı bir rejim işler ve sonuç da farklıdır: burada verilen karar m. 68'deki kesin kaldırma değil, itirazın geçici olarak kaldırılmasıdır. Mahkeme borçluyu isticvap eder, gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırır; usulüne uygun davetiye tebliğ edilmesine rağmen duruşmaya gelmeyen borçlu imzayı ikrar etmiş sayılır. İtiraz geçici olarak kaldırılınca borçlu, İİK m. 69 uyarınca yedi gün içinde ve alacağın yüzde on beşi oranında teminat göstererek borçtan kurtulma davası açabilir. İmzasını haksız yere inkâr eden borçlu ile talebi reddedilen alacaklı için kanun ayrıca para cezası öngörür; oranlar için dava tarihinde yürürlükteki metni esas alın.
Kredi kurumu hesap özeti: İİK m. 68/b
Cari hesap ya da kısa, orta ve uzun vadeli kredi ilişkilerinde krediyi kullandıran kurumun, sözleşmede belirtilen adrese usulüne uygun biçimde gönderdiği hesap özetine süresinde itiraz edilmezse özet kesinleşir ve m. 68 kapsamında belge sayılır. Uygulamada bu yolun çökme noktası tebligatın kendisidir: adres, gönderim usulü veya itiraz süresine ilişkin bir eksiklik, belgenin niteliğini kaybettirir ve dosya itirazın iptali davasına döner.
| Somut durum | Önerilen yol |
|---|---|
| Noter onaylı senet, kesinleşmiş hesap özeti veya resmî belge var | İtirazın kaldırılması — hız ve maktu harç |
| Yalnız fatura, irsaliye, e-posta veya cari hesap dökümü var | İtirazın iptali |
| Alacak miktarı hesap raporu gerektiriyor | İtirazın iptali; inkâr tazminatı beklentisini düşürün |
| Borçlu imzayı reddetti | İİK m. 68/a yolu; belge yoksa iptal davası |
| Altı aylık süre geçti, bir yıl dolmadı | Yalnız itirazın iptali mümkündür |
| Bir yıl da doldu | Genel hükümlere göre alacak davası; takip düşmüştür |
Borçlu ne yapabilir: menfi tespit ve istirdat
Borçlunun karşı hamlesi İİK m. 72'dir ve belirleyici olan, davanın takipten önce mi sonra mı açıldığıdır. Önce açılmışsa alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere teminat karşılığında takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir istenebilir; takip başladıktan sonra açılan dava takibi durdurmaz, aynı oranda teminatla yalnızca icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi sağlanabilir. Borç ödenmişse talep istirdata dönüşür ve ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmelidir. Dava borçlu lehine sonuçlanır ve takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa alacaklı, alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir.
İtiraz hükümden düşünce takip nasıl devam eder?
Her iki yolun sonucu aynıdır: itiraz hükümden düşer ve takip durduğu yerden devam eder; yeni takip gerekmez. Alacaklı doğrudan haciz talebinde bulunur ve İİK m. 78 uyarınca haciz isteme süresi hesaplanırken itiraz ile davada geçen zaman dikkate alınmaz. İcra mahkemesinin kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir; istinaf, satıştan başka icra işlemlerini kendiliğinden durdurmaz. İtirazın iptali kararı para alacağına ilişkin bir ilam olduğundan kesinleşmesi beklenmeden uygulanabilir; borçlunun elindeki tek araç, teminat karşılığında kanun yolu merciinden icranın geri bırakılmasını istemektir. Vekâlet ücreti bakımından da fark vardır: genel mahkemedeki davada dava değeri üzerinden nispi ücrete hükmedilirken icra mahkemesindeki talepte Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin icra mahkemelerine ilişkin hükümleri uygulanır. Rakamlar her yıl değiştiği için karar tarihinde yürürlükteki tarifeyi teyit edin.
Adım adım yol haritası
- İtirazın tebliğ tarihini sabitleyin. Takip dosyasından itirazın alacaklıya tebliğ edildiği tarih ve tebligat parçası çıkarılır; altı aylık ve bir yıllık hak düşürücü sürelerin başlangıcı bu tarihtir.
- Belgeyi İİK m. 68 süzgecinden geçirin. Elde imzası ikrar edilmiş veya noterlikçe onaylanmış senet, resmî daire belgesi ya da m. 68/b koşullarına uygun kesinleşmiş hesap özeti bulunup bulunmadığı denetlenir.
- Yolu seçin ve süreyi takvime alın. Nitelikli belge varsa altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılması, yoksa bir yıl içinde genel mahkemede itirazın iptali davası yoluna gidilir.
- Dava şartlarını tamamlayın. Ticari ve iş uyuşmazlıklarından doğan para alacaklarında arabuluculuk dava şartı yerine getirilir, görev ve yetki belirlenir, nispi harç dava değeri üzerinden yatırılır.
- Tazminat ve faiz taleplerini açıkça yazın. İcra inkâr tazminatı talep edilmedikçe hükmedilmez; talep sonucunda takip dosyasındaki asıl alacak, işlemiş faiz ve fer'iler kalem kalem gösterilir.
- Karardan sonra takibi kaldığı yerden yürütün. İtiraz hükümden düşünce takip yeniden başlamaz; alacaklı haciz talebinde bulunur, İİK m. 78 uyarınca itiraz ve dava nedeniyle geçen süre hesaba katılmaz.
Pratik kontrol listesi
- İtirazın alacaklıya tebliğ edildiği tarih dosyadan belgelendi mi?
- Eldeki belge İİK m. 68 kapsamına giriyor mu, yoksa yalnız iptal davası mı mümkün?
- Altı aylık ve bir yıllık hak düşürücü süreler ayrı ayrı takvime işlendi mi?
- Ticari, işçilik veya kira alacağında arabuluculuk dava şartı tamamlandı mı?
- Alacak likit mi; icra inkâr tazminatı dilekçede açıkça talep edildi mi?
- Takip talebindeki kalemler ile dava dilekçesindeki talep sonucu birebir örtüşüyor mu?
- İtirazın kaldırılmasında merci, takibin yapıldığı yer icra mahkemesi olarak gösterildi mi?
- Borçlu tarafında menfi tespit ve istirdat süreleri ile teminat oranı değerlendirildi mi?
Kızılelma AI'nin içtihat araması, likitlik ve inkâr tazminatı tartışmasındaki emsalleri olay örgüsüne göre tarar; dilekçe modülü takip dosyasındaki kalemleri talep sonucuna yapılandırılmış biçimde taşır, dava çalışma alanı ise itiraz tarihinden karar sonrası haciz talebine kadar süre takibini tek dosyada tutar. Detaylar için çözümler sayfamıza göz atabilirsiniz.
İcra dosyalarınızda süre kaçırmayın
Emsal destekli itirazın iptali araştırması ve dilekçe taslağı.
Ücretsiz DeneyinSık Sorulan Sorular
İtirazın iptali ile itirazın kaldırılması arasındaki fark nedir?
İtirazın iptali, genel mahkemede açılan ve alacağın varlığını genel hükümlere göre ispatlayan bir davadır; her türlü delille yürütülür ve verilen karar taraflar arasında maddi anlamda kesin hüküm oluşturur. İtirazın kaldırılması ise icra mahkemesinde görülen, yalnızca İİK m. 68 ve devamındaki belgelerle sınırlı, dar ve hızlı bir takip hukuku incelemesidir; karar maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez. Elinde nitelikli belge bulunan alacaklı için kaldırma yolu daha hızlıdır; belgesi olmayan alacaklının tek seçeneği itirazın iptali davasıdır.
İtirazın iptali davası ne kadar süre içinde açılmalıdır?
İİK m. 67 uyarınca dava, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. Bu süre hak düşürücüdür ve mahkemece resen gözetilir; kaçırılması hâlinde takip düşer ve icra inkâr tazminatı istenemez. Buna karşılık alacak hakkı sona ermez: aynı madde, süreyi geçiren alacaklının genel hükümlere göre alacak davası açma hakkını saklı tutar. Sürenin başlangıcı itirazın tebliğ tarihi olduğundan, dosyada tebligat parçasının bulunup bulunmadığı ilk kontrol edilecek noktadır.
İtirazın kaldırılması hangi belgelerle istenebilir?
İİK m. 68 sınırlı sayıda belge sayar: imzası ikrar edilmiş adi senet, imzası noterlikçe onaylanmış senet ve resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dâhilinde usulüne uygun verdikleri makbuz ya da belgeler. Kredi kurumlarının m. 68/b koşullarına uygun biçimde gönderdiği ve süresinde itiraz edilmediği için kesinleşen hesap özetleri de bu kapsamdadır. Fatura, e-posta yazışması, tek taraflı cari hesap dökümü veya tanık beyanı yeterli değildir; bu hâlde tek yol itirazın iptali davasıdır. Talep, itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde yapılmalıdır.
İcra inkâr tazminatına hangi şartlarda hükmedilir?
Tazminat kendiliğinden hükmedilmez; talep edilmiş olması şarttır. İİK m. 67'de itirazın haksızlığına karar verilmesi hâlinde borçlu, hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre tazminatın koşulu alacağın likit, yani miktarı belirli veya kolayca belirlenebilir olmasıdır; hesap raporu gerektiren tartışmalı alacaklarda talep reddedilir. Hüküm simetriktir: takibinde haksız ve kötü niyetli görülen alacaklı da borçlu lehine aynı oranda tazminata mahkûm edilebilir. İtirazın kaldırılmasında İİK m. 68 uyarınca benzer bir tazminat rejimi işler.
Borçlu itirazın iptali davasına karşı ne yapabilir?
Borçlu, İİK m. 72 uyarınca borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davası açabilir. Takipten önce açılan davada, alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere teminat karşılığında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulması istenebilir. Takip başladıktan sonra açılan menfi tespit davası takibi kendiliğinden durdurmaz; borçlu ancak aynı oranda teminatla, icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir alabilir. Borç ödenmişse artık menfi tespit değil istirdat davası açılır ve bu dava ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır.
İtirazın kaldırılması kararından sonra takip nasıl devam eder?
İtiraz hükümden düşünce takip yeni baştan başlamaz, durduğu yerden devam eder; alacaklı doğrudan haciz isteyebilir. İİK m. 78 uyarınca haciz isteme süresi hesaplanırken itiraz ve dava nedeniyle geçen zaman dikkate alınmaz. İcra mahkemesinin itirazın kaldırılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir; istinaf, satıştan başka icra işlemlerini kendiliğinden durdurmaz. İtirazın iptali kararı ise para alacağına ilişkin bir ilam olduğundan kesinleşmesi beklenmeden uygulanabilir; borçlu ancak teminat karşılığında kanun yolu merciinden icranın geri bırakılmasını isteyebilir.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.