Nafaka türleri ve hesaplanması: tedbirden yoksulluğa.

Dört nafaka türünün ayrımından hakkaniyet ölçütüne, TÜFE artış kaydından tazyik hapsine — aile hukukunun en çok başvurulan talebinde uygulamacı için yol haritası.

Nafakanın dönemsel ödemesini simgeleyen aylık planlayıcı ve kalemler

Nafaka davalarında görevli mahkeme aile mahkemesidir; boşanmadan sonra açılan davalarda yetkili mahkeme, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesidir (TMK m. 177). Türk hukukunda dört nafaka türü vardır: tedbir, iştirak, yoksulluk ve yardım nafakası. Miktar, tarafların mali gücü ve hakkaniyet ölçütüne göre belirlenir; her çeşit nafaka davası basit yargılama usulüne tabidir. Boşanmanın kesinleşmesinden sonra ayrıca yoksulluk nafakası istenecekse, boşanmadan doğan dava hakları için öngörülen bir yıllık zamanaşımı işler (TMK m. 178); bu süre iştirak ve yardım nafakası bakımından uygulanmaz.

Bir bakışta

BaşlıkÖzet
Görevli mahkemeAile mahkemesi; kurulmamış yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar.
Yetkili mahkemeBoşanmadan sonraki nafaka davalarında alacaklının yerleşim yeri (TMK m. 177); yardım nafakasında taraflardan birinin yerleşim yeri.
SüreBoşanma davası sürerken nafaka her aşamada istenebilir. Nafaka ödenmezse İİK m. 344 şikâyeti, İİK m. 347'deki süreye tabidir: öğrenmeden 3 ay, her hâlde fiilden 1 yıl — hak düşürücü.
ZamanaşımıBoşanmadan doğan dava hakları (yoksulluk nafakası dâhil) hükmün kesinleşmesinden itibaren 1 yılda zamanaşımına uğrar (TMK m. 178). Birikmiş nafaka dönemsel edim olduğundan 5 yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m. 147).
HarçBağımsız nafaka davasında bir yıllık nafaka tutarı üzerinden nispi harç; boşanma davasının fer'i talebinde ayrı harç alınmaz. Oranlar için dava tarihinde yürürlükteki Harçlar Kanunu tarifesini teyit edin.
Ön şartNafaka davaları için dava şartı arabuluculuk öngörülmemiştir; nafaka, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri bir konu olmadığından kural olarak arabuluculuğa da elverişli değildir.
Kanun dayanağıTMK m. 169, 175-178, 182, 197, 328-331, 364-365; HMK m. 316, 317, 319; İİK m. 83, 344, 347.
Kritik riskArtış kaydının talep edilmemesi ve ergin olan çocuk için iştirak nafakasının kendiliğinden sürdüğü varsayımı.

Nafaka türleri nelerdir?

Türk Medeni Kanunu dört ayrı nafaka kurumu tanır ve bunların koşulları birbirinin yerine geçmez. Tedbir nafakası boşanma veya ayrılık davası süresince alınan geçici bir önlemdir (TMK m. 169); evlilik birliği devam ederken ayrı yaşamada haklılık bulunması hâlinde de hâkimden istenebilir (TMK m. 197). İştirak nafakası, velayet kendisine bırakılmayan ebeveynin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmasıdır (TMK m. 182). Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eşe ödenir (TMK m. 175). Yardım nafakası ise evlilikten bağımsızdır: kişi, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu, altsoyu ve kardeşlerine karşı yükümlüdür (TMK m. 364).

TürDayanakKimden kimeBaşlangıç ve sona erme
Tedbir nafakasıTMK m. 169Eşten eşe ve çocuk içinDava tarihinden hükmün kesinleşmesine kadar; kusur aranmaz
İştirak nafakasıTMK m. 182, m. 329Velayeti almayan ebeveynden çocuğaBoşanmanın kesinleşmesinden çocuğun ergin olmasına kadar; kusur aranmaz
Yoksulluk nafakasıTMK m. 175Eşten eşeKesinleşmeden itibaren süresiz; alacaklının kusuru daha ağır olmamalı
Yardım nafakasıTMK m. 364Üstsoy, altsoy ve kardeşler arasındaYoksulluk hâli sürdükçe; mirasçılıktaki sıra gözetilir

Tedbir nafakası hangi tarihten itibaren başlar?

Tedbir nafakasına dava tarihinden itibaren hükmedilir. Talebin ilk duruşmada ya da dilekçeler aşamasından sonra ileri sürülmüş olması başlangıç tarihini değiştirmez; ayrıca hâkim TMK m. 169 uyarınca eşlerin barınması, geçimi ve çocukların bakımı için gerekli önlemleri talep olmasa dahi kendiliğinden alır. Tedbir aşamasında kusur incelemesi yapılmaz — bu, yoksulluk nafakasından en keskin ayrıldığı noktadır. Karar ara karar niteliğinde olduğundan yargılama sırasında değişen mali koşullara göre artırılabilir veya azaltılabilir; boşanma hükmü kesinleştiğinde tedbir nafakası son bulur ve yerini yoksulluk ile iştirak nafakasına bırakır.

Yoksulluk nafakası gerçekten süresiz midir?

TMK m. 175, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafın, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla, diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebileceğini düzenler. Nafaka yükümlüsünün kusurlu olması aranmaz. Süresizliğe yöneltilen Anayasaya aykırılık itirazları Anayasa Mahkemesi tarafından reddedilmiş, kural bugüne kadar iptal edilmemiştir; buna karşılık süreye bağlanması yönündeki kanun değişikliği tartışması sürmektedir.

Süresizlik, nafakanın hiçbir koşulda kalkmayacağı anlamına gelmez. TMK m. 176 uyarınca alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü hâlinde nafaka kendiliğinden sona erer; evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşama, yoksulluğun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürme hâllerinde ise mahkeme kararıyla kaldırılır. Yerleşik Yargıtay uygulamasında asgari ücret düzeyinde gelir elde etmek, tek başına yoksulluğun ortadan kalktığını göstermez.

İştirak nafakası çocuk ergin olunca sona erer mi?

İştirak nafakası, çocuğun ergin olmasıyla kendiliğinden sona erer; bunun için ayrıca dava açılmasına veya karar alınmasına gerek yoktur. Buna karşılık TMK m. 328 uyarınca ergin çocuğun eğitimi sürüyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde eğitim sona erinceye kadar bakım borcunu sürdürür. Bu borç eski dosya üzerinden otomatik işlemez: ergin çocuğun kendi adına yardım nafakası davası açması gerekir. Uygulamada en sık rastlanan hata, velayet sahibi ebeveynin ergin olma tarihinden sonraki dönem için de eski ilamla takibe devam etmesidir; bu takip borçlunun itirazıyla kolayca durdurulur.

Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, TMK m. 329 uyarınca diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir; ayırt etme gücüne sahip küçük de kendi adına dava açabilir. Nafaka her ay peşin ödenir.

Yardım nafakasını kimler isteyebilir?

Yardım nafakası, boşanmadan ve evlilikten bağımsız bir bakım yükümlülüğüdür. TMK m. 364'e göre herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu, altsoyu ve kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür; kardeşlerin yükümlülüğü ise refah içinde bulunmalarına bağlıdır. TMK m. 365'e göre dava, mirasçılıktaki sıra göz önünde tutularak açılır — yani önce en yakın derecedeki yükümlüye yönelmek gerekir. Talep, davacının geçinmesi için gerekli ve davalının mali gücüne uygun bir yardım isteminden ibarettir; dava, nafaka alacaklısına bakmakta olan resmî veya kamuya yararlı kurumlar tarafından da açılabilir. Yetkili mahkeme, taraflardan birinin yerleşim yeri mahkemesidir. Yardım nafakası boşanmaya bağlı olmadığından TMK m. 178'deki bir yıllık süre burada işlemez; yoksulluk hâli sürdükçe her zaman dava açılabilir.

Nafaka miktarı nasıl belirlenir?

Hakkaniyet ölçütü

Kanun tek bir hesap formülü öngörmez; hâkim, TMK m. 4'teki takdir yetkisini hakkaniyet ölçütü içinde kullanır. Çocuk nafakasında ölçüt açıkça belirtilmiştir: nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir; çocuğun kendi gelirleri de göz önünde bulundurulur (TMK m. 330). Yoksulluk nafakasında ise ölçüt, yükümlünün mali gücü oranıdır. Bu nedenle dosyaya girecek en değerli deliller SGK hizmet dökümü, banka hareketleri, tapu ve araç kayıtları, kira giderleri ile çocuğun okul ve sağlık harcamalarına ilişkin belgelerdir. Tarafların ekonomik ve sosyal durumunun kolluk aracılığıyla araştırılması ayrıca talep edilmelidir.

TÜFE artış kaydı

Hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. Uygulamada bu, nafakanın her yıl Türkiye İstatistik Kurumu'nca açıklanan tüketici fiyat endeksi oranında artırılması biçiminde yazılır. Talep edilmediğinde mahkeme kendiliğinden artış kaydı kuramaz; alacaklı, enflasyon karşısında eriyen nafaka için her defasında ayrı bir artırım davası açmak zorunda kalır. Basit yargılama usulünde iddianın genişletilmesi yasağı dava açılmasıyla başladığından, bu talebin ilk dilekçede yer alması pratikte belirleyicidir.

"Nafaka dosyalarında kaybedilen para çoğu zaman miktarın düşük takdir edilmesinden değil, artış kaydının dilekçede hiç istenmemiş olmasından doğar."

Görevli mahkeme, yetki ve yargılama usulü

Nafaka talepleri Türk Medeni Kanunu'nun aile hukukuna ilişkin kitabından doğduğundan görevli mahkeme aile mahkemesidir; aile mahkemesi kurulmamış yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar. Yetki bakımından TMK m. 177, boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesini yetkili kılar; Yargıtay uygulamasında bu kural, nafakanın artırılması, azaltılması ve kaldırılması davalarında da uygulanır — davayı borçlu açsa dahi yetkili mahkeme alacaklının yerleşim yeri mahkemesidir. Boşanma davası içindeki tedbir nafakası ise boşanma davasının görüldüğü mahkemede karara bağlanır.

HMK m. 316 uyarınca her çeşit nafaka davası basit yargılama usulüne tabidir. Bunun üç pratik sonucu vardır: cevap süresi iki haftadır, taraflar dilekçelerini yalnız birer kez verir ve HMK m. 319 uyarınca iddianın genişletilmesi yasağı dava açılmasıyla, savunmanın genişletilmesi yasağı cevap dilekçesinin verilmesiyle başlar. Dolayısıyla dava dilekçesindeki eksik talep, ancak ıslah yoluyla veya karşı tarafın açık muvafakatiyle giderilebilir.

Nafakanın artırılması, azaltılması ve kaldırılması

TMK m. 176 uyarınca tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılmasına ya da azaltılmasına karar verilebilir; çocuk nafakasında da durumun değişmesi hâlinde hâkim istem üzerine miktarı yeniden belirler veya nafakayı kaldırır (TMK m. 331). Bu davalar yeni dava niteliğindedir ve harç, artırılması istenen bir yıllık fark üzerinden hesaplanır; oranlar için dava tarihinde yürürlükteki Harçlar Kanunu tarifesini teyit edin. Kaldırma davasında ise ispat yükü davacıdadır: yoksulluğun ortadan kalktığı, alacaklının fiilen evliymiş gibi yaşadığı veya haysiyetsiz hayat sürdüğü somut delillerle ortaya konmalıdır. Kararda geçerli bir artış kaydı bulunması, koşullar esaslı biçimde değiştiğinde ayrıca artırım davası açılmasına engel değildir.

Nafaka hükmünün icrası ve ödenmemesinin yaptırımı

Şahsın hukukuna ilişkin ilamlar kural olarak kesinleşmeden icra edilemezse de nafaka hükümleri bu kuralın istisnasıdır ve kesinleşme beklenmeden takibe konulabilir. Maaş haczinde İİK m. 83 uyarınca borçlu ile ailesinin geçimi için gerekli görülen miktar düşüldükten sonra kalan bölüm haczedilir; birden fazla haciz varsa sıraya konur ve uygulamada nafaka kesintisi diğer alacaklardan önce yapılır. Ayrıca iflasın açılmasından önceki son bir yıl içinde tahakkuk etmiş aile hukukundan doğan nafaka alacakları, İİK m. 206'ya göre birinci sırada imtiyazlıdır.

Ödeme emri tebliğ edilmiş ve takip kesinleşmiş olmasına rağmen nafaka ödenmezse, alacaklı icra ceza mahkemesine şikâyette bulunarak İİK m. 344 uyarınca borçlunun üç aya kadar tazyik hapsiyle cezalandırılmasını isteyebilir. Bu yaptırım teknik anlamda bir hapis cezası değil, ödemeye zorlayan bir tedbirdir; kararın gereği yerine getirildiğinde borçlu tahliye edilir. Şikâyet, İİK m. 347 uyarınca fiilin öğrenilmesinden itibaren üç ay ve her hâlde işlenmesinden itibaren bir yıl içinde yapılmalıdır; bu süreler hak düşürücüdür ve resen gözetilir. Tazyik hapsine yalnız işlemekte olan aylık nafaka esas alınır — birikmiş nafaka alacağı bu yolla tahsil edilemez, genel haciz yoluyla takip edilir.

Adım adım yol haritası

  1. Nafaka türünü ve kanuni dayanağını belirleyin. Talebin tedbir, iştirak, yoksulluk ya da yardım nafakası olduğu netleştirilir; yanlış nitelendirme görevsizlik, yetkisizlik veya ret riskini doğurur.
  2. Görevli ve yetkili mahkemeyi doğrulayın. Aile mahkemesi görevlidir; boşanmadan sonraki davalarda TMK m. 177 uyarınca alacaklının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.
  3. Mali durum delillerini eksiksiz toplayın. SGK dökümü, işveren yazısı, banka hareketleri, tapu ve araç kayıtları, kira ve okul giderleri dosyaya konur; ekonomik ve sosyal durum araştırması talep edilir.
  4. Talep sonucuna artış kaydını mutlaka yazın. Tüketici fiyat endeksi oranında artış istenmezse mahkeme kendiliğinden hükmedemez; basit usulde sonradan eklemek ıslah gerektirir.
  5. Tedbir nafakasını ayrı başlık altında isteyin. TMK m. 169 uyarınca dava süresince geçerli olacak nafaka, dava tarihinden itibaren hüküm doğurur.
  6. Hükmü icraya koyun, ihlalde süresinde şikâyet edin. Nafaka ilamı kesinleşmeden takibe konur; ödenmezse İİK m. 344 şikâyeti, İİK m. 347'deki üç aylık süre içinde icra ceza mahkemesine yapılır.

Pratik kontrol listesi

  • Talep edilen nafakanın türü ve kanuni dayanağı dilekçede açıkça gösterildi mi?
  • Tedbir nafakası ayrı başlık altında ve dava tarihinden itibaren istendi mi?
  • Tüketici fiyat endeksi oranında artış kaydı talep sonucuna yazıldı mı?
  • Nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesinin yetkisi (TMK m. 177) teyit edildi mi?
  • Bir yıllık nafaka tutarı üzerinden nispi harç, dava tarihinde yürürlükteki tarifeye göre hesaplandı mı?
  • Boşanma kesinleştikten sonra açılan yoksulluk nafakası davasında TMK m. 178'deki bir yıllık süre kontrol edildi mi?
  • Ergin olan çocuk için iştirak nafakası yerine yardım nafakası davası açıldı mı?
  • Nafaka ödenmemesinde İİK m. 344 şikâyeti için İİK m. 347'deki üç aylık hak düşürücü süre takip ediliyor mu?

Kızılelma AI'nin içtihat araması, nafaka miktarının takdirine ve kaldırma sebeplerine ilişkin emsalleri olay örgüsüne göre tarar; dilekçe modülü talep sonucunu artış kaydıyla birlikte yapılandırır, dava çalışma alanı ise gelir-gider belgelerini tek dosyada toplar. Hesaplama süiti, birikmiş nafaka ve faiz hesabını dosya verisiyle birlikte yürütmenize imkân verir. Detaylar için çözümler sayfamıza göz atabilirsiniz.

Nafaka dosyalarınızı hızlandırın

Emsal destekli miktar araştırması, artış kayıtlı dilekçe taslağı ve birikmiş alacak hesabı.

Ücretsiz Deneyin

Sık Sorulan Sorular

Nafaka davasında görevli ve yetkili mahkeme hangisidir?

Görevli mahkeme aile mahkemesidir; aile mahkemesi kurulmamış yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar. Yetki bakımından boşanmadan sonra açılan nafaka davalarında TMK m. 177 uyarınca nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir; Yargıtay uygulamasında bu kural nafakanın artırılması, azaltılması ve kaldırılması davalarında da uygulanır. Boşanma davası içindeki tedbir nafakası talebi, boşanma davasının görüldüğü mahkemede karara bağlanır. Yardım nafakasında ise taraflardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde dava açılabilir.

Tedbir nafakası hangi tarihten itibaren ödenir?

Tedbir nafakasına kural olarak dava tarihinden itibaren hükmedilir; talebin duruşmada ileri sürüldüğü tarih değil, davanın açıldığı tarih esas alınır. Hâkim TMK m. 169 uyarınca bu önlemi talep olmasa dahi kendiliğinden alabilir ve tedbir aşamasında kusur araştırması yapılmaz. Tedbir nafakası boşanma hükmünün kesinleşmesine kadar devam eder; kesinleşmeyle birlikte yerini yoksulluk ve iştirak nafakasına bırakır. Yargılama sürerken tarafların mali durumu değişirse miktar yeniden belirlenebilir.

Yoksulluk nafakası süresiz midir, hangi hâllerde kalkar?

TMK m. 175 yoksulluk nafakasının süresiz olarak istenebileceğini düzenler; Anayasa Mahkemesi süresizliğe yöneltilen Anayasaya aykırılık itirazlarını reddetmiş, kural bugüne kadar iptal edilmemiştir. Süresizlik, nafakanın hiçbir koşulda sona ermeyeceği anlamına gelmez. TMK m. 176 uyarınca nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü hâlinde nafaka kendiliğinden kalkar. Evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşama, yoksulluğun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürme hâllerinde ise mahkeme kararıyla kaldırılır. Alacaklının kusuru, yükümlününkinden daha ağır olmamalıdır.

İştirak nafakası çocuk 18 yaşını doldurunca sona erer mi?

İştirak nafakası çocuğun ergin olmasıyla kendiliğinden sona erer, ayrıca karar alınmasına gerek yoktur. Ancak ergin çocuğun eğitimi devam ediyorsa ana ve baba, durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde, eğitim sona erinceye kadar bakım yükümlülüğünü sürdürür. Bu yükümlülük eski dosya üzerinden kendiliğinden işlemez: ergin çocuğun kendi adına yardım nafakası davası açması gerekir. Velayet sahibi ebeveynin ergin olma tarihinden sonraki dönem için takibe devam etmesi itiraza açıktır.

Nafaka ödenmezse ne olur, hapis cezası verilir mi?

Nafaka hükmü kesinleşmeden icraya konulabilir. Ödeme emrinin tebliğine rağmen nafaka ödenmezse alacaklı, icra ceza mahkemesine şikâyette bulunarak İİK m. 344 uyarınca borçlunun üç aya kadar tazyik hapsiyle cezalandırılmasını isteyebilir. Bu bir hapis cezası değil, ödemeye zorlayan bir yaptırımdır; kararın gereği yerine getirildiğinde borçlu tahliye edilir. Şikâyet, İİK m. 347 uyarınca fiilin öğrenilmesinden itibaren üç ay ve her hâlde işlenmesinden itibaren bir yıl içinde yapılmalıdır. Tazyik hapsine yalnız işlemekte olan aylık nafaka esas alınır.

Nafaka her yıl otomatik olarak artar mı?

Hayır. Nafakanın gelecek yıllarda hangi miktarda ödeneceği, ancak istem hâlinde hükme bağlanabilir. Uygulamada bu talep, nafakanın her yıl Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan tüketici fiyat endeksi oranında artırılması biçiminde yazılır. Dilekçede artış kaydı istenmemişse mahkeme kendiliğinden karar veremez ve alacaklı her defasında ayrı bir artırım davası açmak zorunda kalır. Artış kaydı bulunsa bile tarafların mali durumu esaslı biçimde değişmişse ayrıca artırım veya azaltım davası açılabilir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.

İlgili Yazılar