Bilirkişi raporuna itiraz: iki haftalık pencere.

Rapor tebliğ edildiği anda takvim işlemeye başlar. Ek rapor mu, yeni bilirkişi mi, uzman görüşü mü — ve itirazın istinafta ayakta kalması için dilekçede ne yazması gerektiği.

Bilirkişi raporunu inceleyen avukatın masası ve kalemi

Bilirkişi raporuna itiraz, raporun tarafa tebliğinden itibaren iki hafta içinde, davaya bakan mahkemeye verilecek dilekçeyle yapılır (HMK m. 281/1). Süresi içinde başvuran tarafa bir defaya mahsus ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir. İtiraz; eksikliğin tamamlattırılmasını, belirsizliğin açıklığa kavuşturulmasını veya yeni bilirkişi atanmasını kapsar. Ceza yargılamasında ise sabit bir itiraz süresi yoktur; inceleme tamamlandığında mahkeme itiraz için süre verir (CMK m. 67/5).

Bir bakışta

BaşlıkÖzet
MerciAyrı dava açılmaz; dilekçe, bilirkişiyi görevlendiren ve davaya bakan mahkemeye verilir
SüreRaporun tebliğinden itibaren iki hafta (HMK m. 281/1)
Ek süreSüre içinde talep edilirse bir defaya mahsus, iki haftayı geçmemek üzere
Bilirkişinin reddiRet sebebinin öğrenilmesinden itibaren bir hafta (HMK m. 272/3)
Harç ve giderİtiraz dilekçesi harca tabi değildir; ek rapor ve yeni inceleme gideri delil avansından karşılanır (HMK m. 324)
Ön şartRaporun duruşma gününden önce usulüne uygun tebliğ edilmiş olması (HMK m. 280)
Kanun dayanağıHMK m. 266-287 ve m. 293; CMK m. 62-73; 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu
Kritik riskSüre kaçırılırsa ek rapor ve yeni bilirkişi talebi kural olarak dinlenmez; istinafta sebep kurmak güçleşir

Bilirkişi raporuna itiraz süresi ne zaman başlar?

Bilirkişi raporu, dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye verilir ve duruşma gününden önce birer örneği taraflara tebliğ edilir (HMK m. 280). İki haftalık süre, dosyanın UYAP'a düştüğü an değil, tebligatın usulüne uygun yapıldığı an işlemeye başlar. Elektronik yolla yapılan tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır (7201 sayılı Tebligat Kanunu m. 7/a); süre de bu tarihten sonra işlemeye başlar. Duruşmada elden tebliğ edilen raporlarda tebliğ tarihi tutanağa geçirilmelidir; aksi hâlde sürenin başlangıcı sonradan tartışma konusu olur. Süre hafta olarak belirlendiği için başladığı güne son haftada denk gelen günün tatil saatinde biter; son gün resmî tatile rastlarsa süre, tatili izleyen ilk iş gününün çalışma saati sonunda sona erer (HMK m. 92-93).

2020 yılında eklenen ek süre imkânı uygulamada en çok gözden kaçan araçtır: itirazın iki hafta içinde hazırlanması çok zor veya imkânsızsa ya da özel yahut teknik bir çalışmayı gerektiriyorsa, yine bu süre içinde mahkemeye başvuran tarafa bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir. Ek süre, ilk sürenin bitiminden itibaren işler. Talep süre dolduktan sonra yapılırsa reddedilir.

Buradaki iki haftalık süre kanundan doğan kesin bir süredir (HMK m. 94/1); zamanaşımı gibi durmaz, kesilmez ve karşı tarafın kabulüne bağlı değildir. Zamanaşımı ise ancak maddi hak taleplerinde gündeme gelir; örneğin gerçeğe aykırı raporun hükme esas alınması nedeniyle Devlete karşı açılacak tazminat davasında genel hükümlerdeki zamanaşımı süreleri uygulanır. İkisini karıştırmak, dosyada telafisi olmayan bir usuli kayıp doğurur.

Hangi konularda bilirkişiye başvurulamaz?

HMK m. 266, bilirkişiye yalnızca çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde başvurulabileceğini söyler. Genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Aynı maddeye göre hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe bilirkişi olarak görevlendirilemez. 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu da aynı sınırı temel ilke düzeyinde tekrarlar: bilirkişi bağımsız, tarafsız ve objektif davranmak zorundadır, uzmanlığı gerektiren hususlar dışında açıklama yapamaz ve hukuki nitelendirmede bulunamaz. Bu nedenle mahkemenin kendi hukuk bilgisiyle ya da dosyadaki kayıtlardan doğrudan ulaşabileceği bir hususun bilirkişiye havale edilmiş olması, tek başına bir itiraz sebebidir.

Görevlendirme kararının kendisi de denetlenebilir. Mahkeme, inceleme konusunu bütün sınırlarıyla belirlemek, bilirkişinin cevaplaması gereken soruları ve raporun verilme süresini kararında göstermek zorundadır (HMK m. 273). Bilirkişi kural olarak tek kişidir; birden fazla kişiden oluşan kurul ancak gerekçesi açıkça gösterilerek ve tek sayıda görevlendirilebilir (HMK m. 267). Bilirkişiler, bölge adliye mahkemelerinin yargı çevreleri esas alınarak bilirkişilik bölge kurulunca hazırlanan listeden seçilir; liste dışından görevlendirme ancak kanunun aradığı şartlar varsa mümkündür (HMK m. 268).

Rapor hangi hâllerde hükme esas alınamaz?

İtiraz dilekçesinin gücü, raporun neden hükme dayanak yapılamayacağını göstermesinden gelir. Uygulamada dört tipik sakatlık öne çıkar. Birincisi hukuki nitelendirme: bilirkişi, raporunda ve sözlü açıklamalarında uzmanlık, özel veya teknik bilgi gerektiren hususlar dışında açıklama yapamaz ve hâkim tarafından yapılması gereken hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz (HMK m. 279/4). İkincisi görev sınırının aşılması ya da tam tersi: görevlendirme kararında sorulan soruların cevapsız bırakılması.

Üçüncüsü denetime elverişsizlik. Rapor; gözlem ve inceleme konusu yapılan maddi vakıaları, gerekçeyi ve varılan sonuçları içermek zorundadır (HMK m. 279/2). Hangi veriden hangi yöntemle hangi sonuca ulaşıldığı okunarak izlenemiyorsa rapor soyut kalır. Dördüncüsü çelişki: kurul içindeki görüş ayrılığının sebebi yazılmamışsa yahut önceki raporla arasındaki fark giderilmemişse hüküm sağlıklı kurulamaz. Bilirkişi raporu takdiri delildir; hâkim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir (HMK m. 282).

İtiraz dilekçesi nasıl kurulur?

Teknik itirazlar

Teknik itirazlar veri, varsayım, yöntem ve hesap olmak üzere dört katmanda kurulur. Her itiraz rapordaki sayfa ve paragrafa çapalanır; "rapor hatalıdır" gibi genel ifadeler mahkemede karşılık bulmaz. Hesap raporlarında en etkili yöntem, itiraz edilen kalemin doğru kabul edilen değerle yeniden hesaplanıp fark tablosu hâlinde sunulmasıdır. Kullanılan katsayı, dönem veya tarifenin yanlış seçildiği iddia ediliyorsa, dava tarihinde yürürlükteki metnin teyit edilmiş hâli dilekçeye eklenir.

Hukuki itirazlar

Hukuki itirazlar ayrı başlıkta toplanır: hukuki nitelendirme yasağının ihlali, uzmanlık alanı uyumsuzluğu, görevlendirme kararının sınırlarının aşılması, listeye ve uzmanlığa ilişkin eksiklikler ile bilirkişinin şahsında gerçekleşen yasaklılık veya ret sebepleri. Bu ayrım kozmetik değildir: teknik itiraz ek raporla giderilebilirken, hukuki sakatlık çoğu zaman yeni bilirkişi görevlendirilmesini gerektirir ve talebin de buna göre kurulması gerekir.

"Süresinde verilmiş ama rapordaki sayfaya çapalanmamış bir itiraz, hiç verilmemiş itirazla aynı sonucu doğurur."

Ek rapor mu, yeni bilirkişi mi, uzman görüşü mü?

HMK m. 281 üç ayrı yol tanır ve bunlar birbirinin alternatifi değil, kademesidir. Talep sonucunda hangisinin istendiği açıkça ve terditli biçimde yazılmalıdır. Kural, aynı konuda üst üste rapor alınması değildir: mahkeme yeni bilirkişi incelemesini ancak gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse yaptırır (HMK m. 281/3). Bu nedenle yeni bilirkişi talebinin gerekçesi, ek raporun neden yetersiz kalacağını göstermelidir.

YolDayanakNe zaman uygunSınırı
Ek raporHMK m. 281/1-2Yöntem doğru, içerik eksik veya belirsizAynı bilirkişi; mahkeme yeni sorular düzenler
Duruşmada sözlü açıklamaHMK m. 281/2Kısa bir açıklamayla netleşecek noktalarMahkeme kendiliğinden de isteyebilir
Yeni bilirkişi incelemesiHMK m. 281/3Uzmanlık uyumsuz, görev sınırı aşılmış, çelişki giderilemiyorMahkeme gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görmelidir
Uzman görüşüHMK m. 293; CMK m. 67/6Teknik itirazın bilimsel olarak belgelenmesi gerekiyorsaSadece bu nedenle ayrıca süre istenemez
Bilirkişinin reddiHMK m. 272; CMK m. 69Yasaklılık veya ret sebebi varsaÖğrenmeden itibaren bir hafta

Bilirkişinin reddi ve sorumluluğu hangi sürelere bağlı?

Hâkimler hakkındaki yasaklılık ve ret sebepleri bilirkişiler bakımından da uygulanır; ancak bilirkişinin aynı dava veya işte daha önce tanık olarak dinlenmiş olması tek başına ret sebebi değildir (HMK m. 272/1). Kendisinde yasaklılık hâllerinden biri bulunduğunu bilen bilirkişi, bu durumu derhâl görevlendirmeyi yapan mahkemeye bildirmek zorundadır; yasaklılık, yargılamanın her aşamasında gözetilir. Ret talebi ise ret sebebinin öğrenilmesinden itibaren en geç bir hafta içinde yapılmalıdır ve ret sebeplerinin ispatı için yemin teklif edilemez (HMK m. 272/3). Talep dosya üzerinden karara bağlanır; kabule ilişkin kararlar kesindir, redde ilişkin karara karşı ancak esas hakkındaki hükümle birlikte kanun yoluna başvurulabilir (HMK m. 272/4).

Bilirkişi, Türk Ceza Kanunu anlamında kamu görevlisidir (HMK m. 284). Kasten veya ağır ihmal suretiyle düzenlenmiş gerçeğe aykırı raporun mahkemece hükme esas alınması nedeniyle zarar görenler, bu zararın tazmini için Devlete karşı tazminat davası açabilir; Devlet ödediği tazminat için sorumlu bilirkişiye rücu eder (HMK m. 285). Dava, raporun ilk derece mahkemesince hükme esas alındığı hâllerde bölge adliye mahkemesi hukuk dairesinde görülür (HMK m. 286).

Adım adım itiraz yol haritası

  1. Tebliğ tarihini belgeleyin. Raporun fiilen tebliğ edildiği tarih tespit edilir; elektronik tebligatta süre, tebligatın muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonundan itibaren işler.
  2. Raporu görevlendirme kararıyla karşılaştırın. Mahkemenin HMK m. 273 uyarınca belirlediği inceleme konusu ve sorular ile rapor yan yana konur; sorulmayan hususlara girilmiş ya da sorulanlar cevapsız bırakılmışsa bu bir görev sınırı itirazıdır.
  3. Teknik ve hukuki itirazları ayırın. Veri, varsayım, yöntem ve hesaba ilişkin teknik itirazlar ile hukuki nitelendirme yasağına, uzmanlık uyumsuzluğuna ve ret sebeplerine dayanan hukuki itirazlar ayrı başlıklarda toplanır.
  4. Talebi net formüle edin. Dilekçenin sonuç kısmında ek rapor alınması, bilirkişinin duruşmada dinlenmesi veya yeni bilirkişi görevlendirilmesi taleplerinden hangisinin istendiği açıkça ve terditli biçimde yazılır.
  5. Uzman görüşüyle destekleyin. Teknik itiraz sayısal olarak gösterilecekse HMK m. 293 uyarınca uzmandan bilimsel mütalaa alınır; bu nedenle ayrıca süre istenemeyeceğinden mütalaa çalışması itiraz süresiyle birlikte başlatılır.
  6. Süre ve avansı yönetin. İki haftalık süre yetmiyorsa süre dolmadan ek süre talep edilir; ek rapor veya yeni inceleme gideri için mahkemece belirlenen delil avansı, verilen kesin süre içinde yatırılır (HMK m. 324).

Ceza yargılamasında rapora nasıl itiraz edilir?

Ceza muhakemesinde iki haftalık gibi sabit bir süre yoktur. Bilirkişi incelemeleri tamamlandığında; Cumhuriyet savcısına, katılana ve vekiline, şüpheli veya sanığa, müdafie ya da kanuni temsilciye yeni bilirkişi incelemesi yapılmasını istemek veya itirazlarını bildirmek üzere süre verilir; bu kişilerin istemleri reddedildiğinde üç gün içinde gerekçeli karar verilir (CMK m. 67/5). Hukuki nitelendirme yasağı ceza yargılamasında da aynen geçerlidir: bilirkişi, çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlar dışında açıklama yapamaz ve hâkim tarafından yapılması gereken nitelendirmelerde bulunamaz (CMK m. 67).

Uzman mütalaası ceza dosyasında açık bir dayanağa sahiptir: taraflar, yargılama konusu olayla ilgili olarak, raporun hazırlanmasında değerlendirilmek üzere ya da rapor hakkında uzmandan bilimsel mütalaa alabilir ve sadece bu nedenle ayrıca süre isteyemez (CMK m. 67/6). Mahkeme her zaman bilirkişinin duruşmada dinlenmesine karar verebileceği gibi, ilgililerden birinin istemesi hâlinde de bilirkişiyi çağırabilir; aynı hükümler mütalaayı hazırlayan uzman için de uygulanır (CMK m. 68). Bilirkişinin reddinde hâkimin reddini gerektiren sebepler esas alınır ve soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısınca kabul edilmeyen ret istemi sulh ceza hâkimliğince incelenir (CMK m. 69).

İstinafta bilirkişi raporu nasıl sebep hâline getirilir?

İstinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır; bölge adliye mahkemesi yalnızca kamu düzenine aykırılığı resen gözetir (HMK m. 355). Bu nedenle rapora yönelik her itirazın önce ilk derecede dilekçeye veya tutanağa geçirilmiş, sonra istinaf dilekçesinde ayrı bir sebep başlığı olarak tekrarlanmış olması gerekir. Bölge adliye mahkemesinde ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenmez, yeni delillere dayanılamaz; ancak usulüne uygun gösterildiği hâlde incelenmeden reddedilen deliller incelenebilir (HMK m. 357).

Rapora ilişkin en güçlü istinaf sebebi, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olmasıdır; bu hâlde bölge adliye mahkemesi esası incelemeden kararı kaldırır ve dosyayı yeniden görülmek üzere gönderir (HMK m. 353/1-a). İstinaf yoluna başvuru süresinin iki hafta olduğunu ve ilamın usulen tebliğiyle işlemeye başladığını (HMK m. 345) takvime işlemek, itiraz emeğinin boşa gitmemesi için son halkadır.

Pratik kontrol listesi

  • Raporun tebliğ tarihi dosyadan belgeyle doğrulandı mı?
  • İki haftalık süre takvime işlendi, gerekiyorsa ek süre talebi süre dolmadan verildi mi?
  • Rapor, görevlendirme kararındaki soru listesiyle madde madde karşılaştırıldı mı?
  • Hukuki nitelendirme içeren cümleler rapordan tek tek alıntılandı mı?
  • Her teknik itiraz rapordaki sayfa ve paragrafa çapalanıp fark hesabı gösterildi mi?
  • Talep sonucu ek rapor / sözlü açıklama / yeni bilirkişi olarak terditli yazıldı mı?
  • Bilirkişinin şahsında ret sebebi varsa bir haftalık süre içinde ayrı dilekçe verildi mi?
  • Uzman görüşü alınacaksa çalışma, itiraz süresiyle eşzamanlı başlatıldı mı?

Kızılelma AI'nin içtihat araması, bilirkişi raporunun denetime elverişsizliği ve görev sınırı aşımı gibi gerekçelerle bozulan emsalleri olay örgüsüne göre tarar; dilekçe modülü itirazı teknik ve hukuki başlıklara ayrılmış bir taslağa dönüştürür, dava çalışma alanı rapor ile görevlendirme kararını aynı ekranda karşılaştırmanıza imkân verir, hesaplama süiti ise itiraz edilen kalemin fark hesabını çıkarır. Detaylar için çözümler sayfamıza göz atabilirsiniz.

İtiraz dilekçesini süre dolmadan kurun

Emsal destekli rapor denetimi ve teknik-hukuki ayrımı yapılmış itiraz taslağı.

Ücretsiz Deneyin

Sık Sorulan Sorular

Bilirkişi raporuna itiraz süresi kaç gündür?

Hukuk yargılamasında süre, raporun tarafa tebliğinden itibaren iki haftadır (HMK m. 281/1). Bu süre gün değil hafta olarak hesaplanır ve son günün resmî tatile rastlaması hâlinde takip eden ilk iş gününün çalışma saati sonunda biter (HMK m. 92-93). İtirazın bu süre içinde hazırlanması çok zor veya imkânsızsa ya da özel yahut teknik bir çalışma gerektiriyorsa, yine süre içinde mahkemeye başvuran tarafa bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir. Ek süre, ilk sürenin bitiminden itibaren işlemeye başlar.

Bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi nereye verilir, harca tabi midir?

İtiraz ayrı bir dava değildir; dilekçe, davaya bakan ve bilirkişiyi görevlendiren mahkemeye verilir. Dilekçe harca tabi değildir, ancak ek rapor alınması veya yeni bilirkişi görevlendirilmesi hâlinde bilirkişi ücreti ve inceleme giderleri delil avansından karşılanır; avans yetmezse mahkemenin vereceği kesin süre içinde tamamlanması gerekir (HMK m. 324). Bilirkişi ücret ve giderlerinde Adalet Bakanlığınca çıkarılan ve her yıl güncellenen tarife esas alınır (HMK m. 283); bu nedenle güncel tutarları dava tarihinde yürürlükteki tarifeden teyit edin.

Bilirkişi raporuna süresinde itiraz edilmezse ne olur?

İki haftalık süre kanuni ve kesin bir süredir; geçtikten sonra ek rapor, açıklama veya yeni bilirkişi talepleri kural olarak dinlenmez ve rapora yönelik itirazlar istinaf aşamasında da güçlükle karşılanır. Buna karşılık hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir (HMK m. 282) ve eksiklik yahut belirsizliğin giderilmesi için kendiliğinden ek rapor isteyebilir. Denetime elverişsizlik gibi kamu düzenine ilişkin eksiklikler ise kanun yolu incelemesinde resen gözetilir.

Ek rapor ile yeni bilirkişi incelemesi arasındaki fark nedir?

Ek rapor, mevcut raporun yöntemi doğru fakat içeriği eksik ya da belirsizse istenir; mahkeme yeni sorular düzenleyerek aynı bilirkişiden tamamlayıcı rapor alır veya duruşmada sözlü açıklama yaptırır (HMK m. 281/2). Yeni bilirkişi incelemesi ise raporun uzmanlık alanına uymadığı, görev sınırının aşıldığı veya çelişkinin ek raporla giderilemeyeceği hâllerde gündeme gelir ve mahkeme bunu gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse yaptırır (HMK m. 281/3). Bu nedenle yeni bilirkişi talebinin gerekçesi, ek raporun neden yetersiz kalacağını göstermelidir.

Bilirkişinin reddi hangi sürede ve nasıl istenir?

Hâkimler hakkındaki yasaklılık ve ret sebepleri bilirkişiler bakımından da uygulanır (HMK m. 272/1). Ret talebi, ret sebebinin öğrenilmesinden itibaren en geç bir hafta içinde yapılmalıdır; bu süre rapora itiraz süresinden bağımsızdır ve ret sebeplerinin ispatı için yemin teklif edilemez. Talep, bilirkişiyi görevlendiren mahkemece dosya üzerinden incelenir. Ret talebinin kabulüne ilişkin karar kesindir; reddine ilişkin karara karşı ise ancak esas hakkındaki hükümle birlikte kanun yoluna başvurulabilir.

Ceza davasında bilirkişi raporuna itiraz süresi var mıdır?

Ceza yargılamasında kanunda sabit bir itiraz süresi öngörülmemiştir. CMK m. 67/5 uyarınca bilirkişi incelemeleri tamamlandığında; Cumhuriyet savcısına, katılana ve vekiline, şüpheli veya sanığa, müdafie ya da kanuni temsilciye yeni bilirkişi incelemesi istemek veya itirazlarını bildirmek üzere süre verilir. Bu kişilerin istemleri reddedilirse üç gün içinde gerekçeli karar verilir. Ayrıca dava konusu olayla ilgili olarak veya rapor hakkında uzmandan bilimsel mütalaa alınabilir; sadece bu nedenle ayrıca süre istenemez.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.

İlgili Yazılar