İş kazası tazminat davası iş mahkemesinde açılır ve kural olarak on yıllık zamanaşımına tabidir; kaza aynı zamanda suç oluşturuyorsa daha uzun ceza zamanaşımı uygulanır. İşverenin sorumluluğu TBK m. 417'deki gözetme borcu ile 6331 sayılı Kanundaki önleme yükümlülüğüne dayanır. Arabuluculuk bu davalarda dava şartı değildir. Maddi tazminat, kusur oranı ve TRH-2010 yaşam tablosuna göre hesaplanır.
Bir bakışta
| Başlık | Özet |
|---|---|
| Görevli mahkeme | İş mahkemesi; kurulmamış yerlerde asliye hukuk mahkemesi iş mahkemesi sıfatıyla |
| Yetkili mahkeme | Davalı işverenin yerleşim yeri ya da işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesi |
| Bildirim süresi | İşveren kazayı kolluğa derhal, SGK'ya en geç üç iş günü içinde bildirir (5510 s. Kanun m. 13) |
| Zamanaşımı | 10 yıl (TBK m. 146); fiil suç ise daha uzun ceza zamanaşımı (TBK m. 72) |
| Harç | Nispi; talep edilen tazminat üzerinden. Oranlar için dava tarihinde yürürlükteki Harçlar Kanunu tarifesini teyit edin |
| Ön şart | Arabuluculuk dava şartı değil (iş kazası ve meslek hastalığı tazminatı istisna kapsamında) |
| Kanun dayanağı | TBK m. 417, 53-56; 6331 s. İSG Kanunu; 5510 s. Kanun m. 13, 19, 21 |
| Kritik risk | Manevi tazminatın bölünmezliği ve SGK peşin sermaye değerinin denkleştirilmemesi |
İş kazası sayılan hâller nelerdir?
5510 sayılı Kanunun 13. maddesi iş kazasını sigortalının bulunduğu yer ve zaman ölçütleriyle tanımlar: sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle, görevli olarak başka bir yere gönderilmesi yüzünden asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, emziren kadın sigortalının çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda ve işverence sağlanan taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında meydana gelen olaydır. Tanım geniştir; kazanın işyeri sınırları içinde gerçekleşmesi şart değildir.
Aynı madde bildirim yükümlülüğünü de kurar: işveren kazayı o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal, Sosyal Güvenlik Kurumuna en geç kazadan sonraki üç iş günü içinde bildirmek zorundadır. Bu süre hak düşürücü nitelikte değildir; geçirilmesi idari yaptırım doğurur ve tazminat dosyasında işverenin özensizliğine ilişkin güçlü bir karine olarak kullanılır. Bildirim yapılmamışsa iş kazasının tespiti davası ayrıca açılabilir.
İşverenin sorumluluğu neye dayanır?
Sorumluluğun iki ayağı vardır. Birincisi TBK m. 417: işveren, hizmet ilişkisinde işçinin kişiliğini korumak ve işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almakla yükümlüdür; bu yükümlülüğe aykırılıktan doğan tazminat sorumluluğu sözleşmeye aykırılık hükümlerine tabidir. İkincisi 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu: mesleki risklerin önlenmesi, risk değerlendirmesi yapılması, çalışanlara eğitim ve bilgi verilmesi, denetim ve organizasyon işverenin asli borcudur.
Sorumluluğun sözleşmesel nitelikte olması ispat yükünü doğrudan etkiler. Borcun gereği gibi ifa edilmediği ortaya konduğunda, kusursuz olduğunu ispat yükü işverendedir. Uygulamada bu, risk değerlendirmesi, eğitim tutanakları, kişisel koruyucu donanım zimmet belgeleri ve periyodik kontrol raporlarının işveren tarafından sunulması anlamına gelir. Asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur; husumet kurulurken zincirin tamamı taranmalıdır.
Maddi tazminat kalemleri nelerdir?
Bedensel zarar hâlinde
TBK m. 54, bedensel zararda istenebilecek kalemleri sayar: tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar. Uygulamada bu başlıklar geçici iş göremezlik (rapor süresi boyunca uğranılan kazanç kaybı), sürekli iş göremezlik (Kurum sağlık kurulunca belirlenen meslekte kazanma gücü kayıp oranına göre hesaplanan ömür boyu kayıp) ve bakıcı gideri olarak somutlaşır. Bakıcı gideri, ağır sakatlık hâllerinde bakıma muhtaçlık raporuna bağlı olarak ayrı kalem hâlinde hesaplanır.
Ölüm hâlinde
TBK m. 53 uyarınca cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından doğan kayıplar ve destekten yoksun kalma zararları istenebilir. Destekten yoksun kalma tazminatı mirasçılık sıfatına değil, fiilen destek görme ilişkisine dayanır; bu nedenle mirası reddeden yakın da talepte bulunabilir. Eş, çocuklar ve koşulları varsa anne baba için ayrı ayrı destek payı belirlenir.
Tazminat nasıl hesaplanır?
Hesap, işçinin bakiye ömrü boyunca uğrayacağı kaybın bugünkü değerine indirgenmesidir. Bakiye ömür, yerleşik uygulamada TRH-2010 Türkiye Hayat Tablosu esas alınarak belirlenir; eski PMF 1931 tablosuna dayanan raporlar bu nedenle itiraza açıktır. Gelecek yıllara ilişkin kayıp, teknik faizle iskonto edilen progresif rant yöntemiyle hesaplanır. Uygulanan artırım ve iskonto oranları ile aktüeryal parametreler içtihada ve rapor tarihine göre değişebildiğinden, raporda hangi oranın hangi gerekçeyle kullanıldığı açıkça gösterilmeli ve tartışılmalıdır.
Dönemler ayrılır: aktif dönemde işçinin gerçek ücreti, pasif dönemde ise asgari ücret düzeyinde bir gelir esas alınır. Bulunan brüt zarar sırasıyla kusur oranı ile çarpılır, varsa müterafik kusur ve kaçınılmazlık payı düşülür, son olarak SGK tarafından bağlanan gelirin rücu edilebilir peşin sermaye değeri denkleştirilir. Ücret miktarları, asgari ücret düzeyi ve tarife rakamları yıldan yıla değiştiğinden hesap raporunda esas alınan verilerin dava tarihindeki güncel değerlere dayandığı ayrıca denetlenmelidir. Faiz, kural olarak olay tarihinden itibaren işletilir.
Kusur raporu ile hesap raporu neden ayrıdır?
İki rapor farklı sorulara cevap verir ve farklı uzmanlık gerektirir. Kusur raporu olayın nasıl önlenebileceğini, hesap raporu ise önlenemeyen zararın parasal karşılığını belirler. Tek bilirkişiden alınan karma raporlar, itiraz edildiğinde çoğu kez yeniden inceleme sebebidir.
| Ölçüt | Kusur bilirkişisi | Hesap bilirkişisi |
|---|---|---|
| Sorusu | Kaza hangi önlem alınsaydı önlenirdi? | Zarar bugünkü değerle ne kadardır? |
| Uzmanlık | A sınıfı iş güvenliği uzmanı, ilgili mühendislik dalı | Aktüer veya hesap bilirkişisi |
| Dayanağı | 6331 s. Kanun ve ilgili yönetmelikler, işyeri kayıtları | TBK m. 53-55, TRH-2010, teknik faiz |
| Çıktısı | Taraflara oransal kusur dağılımı, kaçınılmazlık payı | Kalem kalem maddi tazminat ve denkleştirme |
| İtiraz noktası | Eğitim ve denetim eksikliğinin işçiye yüklenmesi | Pasif dönemin veya bakıcı giderinin atlanması |
SGK gelir bağlaması ve rücu davası
Kurum, meslekte kazanma gücünü en az yüzde 10 oranında kaybettiği tespit edilen sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlar; ölüm hâlinde hak sahiplerine ölüm geliri ödenir. Bu ödemeler tazminat davasının yerine geçmez, fakat maddi tazminat hesabında dikkate alınır: bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilen kısmı hesaplanan maddi tazminattan denkleştirilir. Rücu edilemeyen ödemeler ile ifa amacı taşımayan ödemeler indirime konu edilemez. Manevi tazminattan hiçbir denkleştirme yapılmaz.
Madalyonun öteki yüzü rücudur: 5510 sayılı Kanunun 21. maddesi uyarınca iş kazası işverenin kastı veya mevzuata aykırı hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca yapılan ve ileride yapılacak ödemeler ile bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri toplamı işverene rücu edilir. Bu nedenle işveren vekili sıfatıyla savunma yapılırken kusur raporu, yalnız tazminat davasının değil sonradan açılacak rücu davasının da temelini oluşturduğu bilinerek tartışılmalıdır.
Dava kaç yıl içinde açılır?
Sorumluluk sözleşmeye aykırılığa dayandığından TBK m. 146'daki on yıllık genel zamanaşımı uygulanır; süre kural olarak kaza tarihinde işlemeye başlar. Zararın sonradan ve kademeli olarak ortaya çıktığı hâllerde, meslekte kazanma gücü kayıp oranının kesinleştiği tarih esas alınır. Ayrıca TBK m. 72 gereği fiil ceza kanunlarına göre daha uzun zamanaşımına tabi bir suç oluşturuyorsa, tazminat talebine de bu uzun süre uygulanır. Ölümlü iş kazalarında taksirle öldürme suçunun dava zamanaşımı on yılı aştığı için, on yıl geçmiş dosyaları kapatmadan önce ceza zamanaşımı mutlaka ayrıca hesaplanmalıdır.
Zamanaşımı bir hak düşürücü süre değildir: davalı tarafından süresinde def'i olarak ileri sürülmedikçe mahkemece resen dikkate alınmaz. Buna karşılık ıslah yoluyla artırılan kısım bakımından zamanaşımı def'i ayrıca ileri sürülebileceğinden, dava değerini baştan doğru kurmak en güvenli yoldur.
Görevli mahkeme, dava şartı ve talep kurgusu
Dava iş mahkemesinde görülür; iş mahkemesi kurulmamış yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla bakar. Ölüm hâlinde davacılar işçi olmasa dahi görev iş mahkemesindedir. Yetki, davalı işverenin dava tarihindeki yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer mahkemesine aittir. En sık gözden kaçan nokta ise dava şartıdır: İş Mahkemeleri Kanunu, iş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarını zorunlu arabuluculuğun dışında tutar. Aynı dilekçede kıdem, ihbar veya fazla çalışma alacağı da isteniyorsa, yalnız o kalemler için arabuluculuk şartı aranır.
Talep kurgusunda maddi ve manevi tazminat farklı rejime tabidir. Maddi tazminat, hesap raporu alınmadan miktarı belirlenemediğinden belirsiz alacak veya kısmi dava olarak açılabilir ve rapor sonrası artırılabilir. Manevi tazminat ise bölünmez kabul edilir; dilekçede tam ve kesin miktar istenmelidir. Islah hakkının bir kez kullanılabileceği de gözetilerek artırım tek seferde ve tüm kalemleri kapsayacak biçimde yapılmalıdır.
Adım adım yol haritası
- Kaza kayıtlarını eksiksiz toplayın. SGK olay bildirimi, kolluk tutanağı, iş kazası tespit tutanağı, müfettiş raporu, hastane kayıtları ve varsa ceza soruşturması dosyası temin edilir; bildirim süresine uyulup uyulmadığı ilk bakılacak noktadır.
- Kusur dosyasını kurun. Risk değerlendirmesi, iş güvenliği eğitim kayıtları, kişisel koruyucu donanım zimmet belgeleri, periyodik kontrol raporları ve işe giriş sağlık raporu istenir; bu belgelerin yokluğu kusuru doğrudan ağırlaştırır.
- Zararı ve SGK ödemelerini tespit ettirin. Sürekli iş göremezlik derecesi Kurum sağlık kurulu raporuyla, bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri SGK dosyasıyla belirlenir; dava değeri baştan buna göre kurgulanır.
- Talep sonucunu doğru kurgulayın. Maddi tazminat belirsiz alacak veya kısmi dava olarak açılabilir; manevi tazminat bölünmezlik ilkesi gereği tek kalemde ve tam olarak talep edilir.
- Görevli iş mahkemesinde davayı açın. Yetkili yer davalının yerleşim yeri ya da işin yapıldığı yerdir; iş kazası tazminatında arabuluculuk dava şartı olmadığından doğrudan dava açılır.
- Bilirkişi raporlarına süresinde itiraz edin. Kusur ve hesap raporlarına tebliğden itibaren iki hafta içinde HMK m. 281 uyarınca itiraz edilir; kaçınılmazlık payı, müterafik kusur, pasif dönem ve denkleştirme ayrı ayrı tartışılır.
İş kazası dosyalarında kaybedilen tazminatın büyük kısmı duruşmada değil, itiraz edilmeden kesinleşen hesap raporunun içinde kaybolur.
Pratik kontrol listesi
- Olayın 5510 sayılı Kanunun 13. maddesindeki hangi bende girdiği dilekçede gösterildi mi?
- Risk değerlendirmesi, eğitim ve zimmet belgeleri işverenden talep edildi mi?
- Sürekli iş göremezlik oranı ve peşin sermaye değeri için SGK dosyası celbedildi mi?
- Ceza dosyası ve varsa müfettiş raporu tazminat dosyasına getirtildi mi?
- Manevi tazminat tam ve bölünmeden talep edildi mi?
- Hesap raporunda TRH-2010 tablosu, pasif dönem ve bakıcı gideri denetlendi mi?
- Kusur raporundaki kaçınılmazlık ve müterafik kusur payına iki hafta içinde itiraz edildi mi?
- On yıl geçmiş dosyada ceza zamanaşımı ayrıca hesaplandı mı?
Kızılelma AI'nin içtihat araması, kusur dağılımı ve destekten yoksun kalma hesabına ilişkin emsalleri olay örgüsüne göre tarar; dilekçe modülü talep sonucunu belirsiz alacak kurgusuyla yapılandırır, dava çalışma alanı kusur ve hesap raporlarını aynı dosyada karşılaştırılabilir hâle getirir, hesaplama süiti ise tazminat kalemlerinin ön denetimini kolaylaştırır. Detaylar için çözümler sayfamıza göz atabilirsiniz.
İş kazası dosyalarınızı hızlandırın
Emsal destekli kusur analizi ve tazminat dilekçesi taslağı.
Ücretsiz DeneyinSık Sorulan Sorular
İş kazası tazminat davası hangi mahkemede açılır?
Görevli mahkeme iş mahkemesidir; iş mahkemesi kurulmamış yerlerde davaya asliye hukuk mahkemesi iş mahkemesi sıfatıyla bakar. Yetki bakımından dava, davalı işverenin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesinde ya da işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesinde açılabilir. Kaza sonucu ölüm hâlinde destekten yoksun kalan yakınların açtığı dava da, davacılar işçi olmasa dahi iş mahkemesinde görülür. Birden fazla davalı bulunması hâlinde bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.
İş kazası tazminat davasında zamanaşımı kaç yıldır?
İşverenin sorumluluğu iş sözleşmesinden doğan gözetme borcuna aykırılığa dayandığı için Türk Borçlar Kanununun 146. maddesindeki on yıllık genel zamanaşımı uygulanır. Ancak kaza aynı zamanda suç oluşturuyorsa ve ceza kanunları daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, aynı Kanunun 72. maddesi gereği tazminat talebine ceza zamanaşımı uygulanır. Ölümlü iş kazalarında taksirle öldürme suçunun dava zamanaşımı on yılı aştığından, on yıl geçmiş dosyalarda ceza zamanaşımı mutlaka ayrıca hesaplanmalıdır. Zamanaşımı hak düşürücü süre değildir; def'i olarak ileri sürülmedikçe resen dikkate alınmaz.
İş kazası tazminat davasında arabuluculuk zorunlu mu?
Hayır. İş Mahkemeleri Kanunu, kanuna veya iş sözleşmesine dayanan işçi ve işveren alacak ve tazminatlarında arabuluculuğu dava şartı saymakla birlikte, iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarını bu kuralın dışında tutmuştur. Dolayısıyla iş kazası tazminatı için arabulucuya başvurmadan doğrudan dava açılabilir. Aynı dosyada kıdem, ihbar veya fazla çalışma gibi alacaklar da isteniyorsa, yalnız o alacaklar bakımından arabuluculuk dava şartı aranır.
SGK'dan gelir bağlanması tazminatı düşürür mü?
Evet, ancak tamamını değil. Kurumun bağladığı sürekli iş göremezlik gelirinin ya da ölüm gelirinin ilk peşin sermaye değerinin, işverene rücu edilebilen kısmı hesaplanan maddi tazminattan denkleştirilir; rücu edilemeyen ödemeler ise indirim konusu yapılamaz. Denkleştirme yalnızca maddi tazminata ilişkindir, manevi tazminattan indirim yapılmaz. Uygulamada peşin sermaye değeri SGK dosyasından resmen sorulur ve hesap bilirkişisi raporunda ayrı kalem olarak gösterilir; bu kalemin dosyaya girmemesi kararın bozulma sebebidir.
İş kazasında manevi tazminat nasıl belirlenir?
Manevi tazminat, Türk Borçlar Kanununun 56. maddesi uyarınca hâkim tarafından olayın ağırlığı, tarafların kusur durumu, sürekli iş göremezlik oranı, zarar görenin yaşı ve ekonomik durum gibi ölçütler değerlendirilerek takdir edilir. Amacı zenginleşme sağlamak değil, manevi acıyı bir ölçüde hafifletmektir. Ölüm hâlinde ve ağır bedensel zararda yakınlar da kendi adlarına manevi tazminat isteyebilir. Uygulamada manevi tazminat bölünmez kabul edildiğinden dava dilekçesinde tam ve kesin olarak talep edilmeli, ıslah yoluyla artırılabileceği varsayımına dayanılmamalıdır.
İşçinin kendi kusuru tazminatı ne kadar azaltır?
İşçinin zararın doğmasında veya artmasında etkili olan davranışı, Türk Borçlar Kanununun 52. maddesi uyarınca tazminattan indirim sebebidir; hâkim müterafik kusur oranında indirim yapabilir, ağır hâllerde tazminatı tamamen kaldırabilir. Ne var ki işverenin talimat verme, denetim ve eğitim yükümlülüğü sürdüğü için, kişisel koruyucu donanımın kullanılmaması gibi hâller çoğu kez işçiye değil denetimsizliğe yüklenir. Kusur raporunda ayrıca kaçınılmazlık payı ayrılabilir; bu pay hakkaniyet gereği tümüyle işçiye yüklenemez ve rapordaki dağılım mutlaka tartışılmalıdır.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.